Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Seneca Tanrısal Öngörü kitabında ‘hayat sana iltifatta bulundu’ derken, hayatın bize yalnızca güzellikler aracılığı ile değil zorluklar ve kırılmalarla da iltifatta bulunduğundan bahseder. Bu cümleler bize kırılmanın güzelliğini anlatan bir Japon sanatı olan Kintsugi’yi çağrıştırdı.

Nedir bu Kintsugi?

Kintsugi'nin hikayesi 15.yy da Japon komutan Ashikogo Yoshimasa' nın çok sevdiği Çin yapımı çaydanlığın kırılması ile başlar. Komutan çaydanlığın yapılmasını ister. Ancak çaydanlığı onarmaya başlayan zanaatkarlar komutanı memnun edemezler. Onlar da çaydanlığın ilk halinin de mükemmel olduğunu,  kusurları kapamak yerine onları ön plana çıkarmanın etkili olabileceğini düşünerek tekrar ilk haline döndürmeye karar verirler. Ortaya çıkan sonuç komutanı memnun eder ve böylece Kintsugi sanatı doğmuş olur.

Sanat kelimesi Arapça'da amel, iş yapma anlamlarını veren "sana'a" kökünden gelir, Sanat hayatımızda etkin bir role sahiptir bir ürün ortaya koymak anlamına gelir .O ürünü ortaya koyarken sanatçı emek, sabır, sebat,estetik gibi bir çok değeri de ortaya cikarir .Hiç bir ürün emeksiz ve göz yaşsız mükemmelleşemez. Her insan kendi hayatının sanatçısıdır ve günün sonunda ortaya koyduğu eserin ne yöne gittiği konusunda  düşünmesi gerekir .

Kintsugide olduğu gibi kırılan, bozulan yönlerimizi nasıl onarıyoruz ? Altın kaplı çatlaklar bize ne anlatıyor? Bu sorulara cevap bulmalıyız.  Belki de Çaydanlığın kırılmasıyla daha önceki değerini ya da güzelliğini kaybetmeyip, değer kazandığını anlatıyordur veya çatlakların onu diğer fincanlardan benzersiz kıldığını…

Stoacı filozoflardan Seneca’ya kulak kabartırsak, kırılmaların iyi bir öğretmen olduğunu söyler bize. Hayatın getirdiği zorlukların ve bu zorluklara karşı kazandığımız zaferlerin, bizi daha değerli hale getirdiğini vurgular.

Hayatın bize iltifatta bulunduğunu fark edelim! Hatalarımızı, kusurlarımızı, belki şu an neden kırıldığımızı bile anlamlandıramadığımız yerleri altınla kaplayarak onaralım. 

Ernest Hemingway’in dediği gibi kırıldığımız yerlerden daha güçlü çıkalım.

Başımıza gelen her durumun bir tecrübe olduğunu ve her tecrübemizin ne kadar değerli olduğunu fark edelim.