Hinduların en eski mitolojik eserlerinin Vedalar olduğunu söyleyen Şansal,zamanla Vedaların yerini Brahmanaların (vedaların yorumları) ve daha sonra da Upanişadların(vedalardan farklı olarak mitolojik unsurdan çok felsefi açıklamalarda ve varlığın görünmeyen yönüyle ilgilenir ve ezoteriktir)aldığını belirtti. ''Sadakatle birinin yanına oturmak ''anlamına gelen ''upanişad'' kelimesi dönemin koşullarını düşününce anlamlı hala gelir.Öyle ki mürşide soru soran mürid cevabını beklediği şeyi belli bir süre (1 yıl) eğitimden geçmediği sürece elde edemezdi. Upanişadlardaki bilgiler özeldi ve sadakat gösteren biri ancak bu bilgiyi edinebilirdi.
Reenkarnasyon,karma ,samsara, atman gibi kavramların ortaya çıkmasında da etkili olan Upanişadlar, 1600 lü yıllarda Babür kralı Şah Cihan ın oğlu tarafından Farsçaya ,1800'lü yıllarda da Batı dillerine çevrilmiştir.
Upanişadlar ünlü düşünür Arthur Schopenhauer'un başucu kitaplarından biridir ve "yüzyılın en büyük hediyesi" olduğunu söylemiş, Upanişadların “insan düşüncesinin en yüksek ürünleri ve bilgeliği", "Dünyada var olabilecek en doyurucu ve en yükseltici eser; yaşamımın tesellisi oydu, ölümümün de tesellisi o olacaktır." yorumlarını yapmıştır.